İyengar Yoga; Çaba, farkındalık ve sevinç

İyengar yoga eğitmeni olma kararını aldığımda bunun nasıl bir yolculuk olduğundan habersizdim. Asanalarım iyiydi, derslere katılımım heyecan vericiydi ve asanaları derinden anlamaya başladığımı hissediyordum.  Bu anlayışın esnek bedenime uzun yıllarımı verdiğim yoganın bir hediyesi olarak gördüm zira B.K.S İyengar ilk 12 yılın yoga da başlangıc olduğunu söyler.  İşte tam 14 yıl sonra  uzak bir Latin Amerika kentinde, yoga matımın üzerinde neyi neden yaptığımı farkedince (içinde olduğum asana Virabradhasana 2 idi- bu bir tesadüf olamazdı!) Londra dönüşü ilk işim yoga hocamı arayıp ısrarlarına dayanamadığımdan değil nihayet diğer öğrencilere bir şey verebilirim diye düşündüğümden yoga hocası olmak istediğimi söyleyince iyi şanslar diledi sadece.

Bu karardan tam beş yıl sonra elime diplomamı aldığımda bana bu azmi verdiği için İyengar yogaya için için şükrettim. Eğitim süreci bedenen ve duygusal olarak yaptığım en zor şeydi; günde iki saat kendini yoga matına adamak, akşamları iş cıkışı yaşadığın yere bir saat uzaklıktaki İyengar yoga merkezine gitmek, hafta sonları eğitim için felsefe, nefes ve asanaları derinleştirmek için gidilen merkez sadece fiziksel anlamda ki zorluklardı, duygusal olarak da yeni bir insan olarak cıkmak her seferinde eğitim merkezinden cabasıydı.

İyengar Yoga büyük olasılık yaptığınız tüm yoga dallarını etkilemiş olan ve dünyada en popüler ve en emniyetli yoga biçimlerinden biri. Dünyanın neresine giderseniz gidin eğer İyengar yogası yapıyorsanız  bir İyengar dersi size hangi dilde olursa olsun yabancı gelmeyecektir- zira eğitmenler sıkı bir denetim altındadırlar ve öğrencilere saf İyengar dersi verirler. Bu dersler esnasında ve sonrasında  kendinizi yaralamanıza hemen hemen imkan yoktur. Yoga yanlış yapıldığı takdirde bedende ciddi hasarlara neden olabilir fakat bir İyengar dersi buna asla izin vermez.  Farkındalık bu derslerin en önemli özelliğidir, ders sırasında eğitmen bedenin değişik kısımlarına dikkati çekerek asananın bedeninize yoğunlaşmasını sağlar.   İyengar yoga dersleri yön, hiza ve ağırlık merkezini esas alır. Duruşların asıl amacı asanaya kendini tamamen vererek bunu nefesle meditasyona dönüştürmektir. Bu süreç Guruji İyengar’a göre yaklaşık 12 yıldır. Bu da yoganın ciddi bir yolculuk, yaşamın vazgeçilmez bir parçası olduğunu kanıtlar.

İyengar  ‘ Light on Yoga’ kitabında asanaların bir ağacın dalları olduğunu söyler ve asanaları yaparken içtenlik ve dikkatle asanayı yasamamız gerektiğini tavsiye eder.  Asanaları uygularken bedenin kasılıp açılması gibi akıl da kasılıp açılır, bu duyarlılıktır. Amaç bedenle zihin, zihinle ruh arasında ki ikiliklerin silinmesidir. İyengar yoganın asıl amaçlarından biri bedeni güçlendirerek kişiyi pranayama’ya (yaşam enerjisi, nefes) hazırlamaktır.

İyengar Yoga aynı zamanda tedavi edici nitelikleriyle de Batı’da tanınır. İyengar özellikle skolyoz hastaları ile son derece başarılı çalışmalar yapmış, iskeletsel ve kassal hastalalıkların tedavi biçimlerinde de Batı tıp biliminin saygısını kazanmıştır.  İyengar asanaların özenle uygulanmasını ve uygulayıcının bedensel sınırlarını ders sırasında hesaba katar. Bazı derslerde eğitmen pozun sınırını belirler çünkü herkesin bedeni farklıdır ve her poz uygulayıcıya yarar sağladığı takdirde iyidir. Eğitmen ders sırasında sorunlu bölgeleri yormaya değil uyarmaya çalışır. Guruji İyengar ‘yoga öğretmek çok basit ama yogayı doğru şekilde öğretmek de o denli zordur’ der. Eğitmen sınıf içinde ki öğrencilerin farklılıklarını ve hazır olma derecelerini ölçer ve dersi ona göre uygular. Bir İyengar dersine geldiğinizde eğitmen size sağlık problemlerinz olup olmadğını mutlaka sorar- bu sizi korumak için geliştirilmiş bir sistemin parcasıdır.

This entry was posted in Turkce. Bookmark the permalink.

Comments are closed.